Harlequin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harlequin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Eylül 23, 2015

Kitap Alışverişleri: Part 1


Selam herkes! 

Uzun ama gerçekten uzun bir zamandır alışveriş yazısı yazmıyorum. Buna bir dur demek lazım değil mi :D 
Aslında bu yazıyı yazmak için 3 aydır bekliyorum. Babil kampanyasını bilirsiniz. İşte onu tamamlamak istedim. Tabi o araya sahaf, başka sitelerden alışverişler vs de eklendi. Kısa kesip, yeni neler eklendi kitaplığıma yazayım :D

Pazar, Haziran 29, 2014

Kelly Hunter - Nefes Kesen (Yorum)


Orjinal Adı: The One That Got Away
GoodReads Puanı: 3.60
Türkçe Yayın: Harlequin Yayınları
Sayfa Sayısı: 112
Çeviri: Zeynep Arda

Yorumum:

Evie ve Max, MEO şirketinin iki ortağı. Yeni projeleri için büyük bir miktar paraya ihtiyaçları var ve bunun için akıllarına gelen yol evlenmek. Max'in fonundaki parayı alabilmesi için tek yol bu. Tabi ki anlaşmalı evlilik bu ve 2 yıl sonra boşanacaklar. Aralarında arkadaşlık dışında bir şey olmadığı içinde zor olmayacak.

Cuma, Haziran 27, 2014

Harlequin Temmuz Kitapları (2014)


Harlequin Temmuz kitaplarını görücüye çıkarmış. Tam yazlık kapakları var, bayıldım :D

YAZ ATEŞİ

LIZ FIELDING – AŞKIN DOKUNUŞLARI

“Senin vücudunun resmini çizmek istiyorum, kıyafetlerinin değil.”

Emlak pazarlamacısı Natasha Gordon’un hazırladığı bir ilandaki karışıklık yüzünden itibarı, fena halde sarsılmıştı. Durumu düzeltmek için her şeyi yapmaya hazırdı. Darius Hadley, son derece çekici bir adam olmakla beraber yetenekli bir sanatçıydı. Natasha, aile yadigârı malikânesinin satışı konusunda Darius’tan kendisine bir şans daha tanıması için ona yalvarmaya bile hazırdı. Darius Hadley ise onun yalvarmasını değil, çıplak poz vermesini istiyordu. Ancak genç kadın, yaşadığı acı tecrübelerle erkeklere olan güvenini yitirmişti. Natasha, itibarı için yeniden bir erkeğe güvenebilecek miydi acaba?

MIRANDA LEE – ÇILGIN BİR MACERA

Nişanlısı tarafından, bir cep telefonu mesajı ile terk edilen içmimar Vivienne Swan işten ayrılır ve kırılan kalbini kendi başına onarmaya karar verir. Tam o sırada çok güçlü ve zengin bir inşaatçı olan Jack Stone’dan beklenmedik bir iş teklifi alır. Jack Stone’un yeni projesinde görev almak, Vivienne’i saklandığı kabuğundan çıkarır. Ancak, genç kadın Jack’e karşı arzu duymaya başlamıştır. Jack ile birliktelik, çılgınca zevk veren bir serüvendir aynı zamanda böyle bir ilişki, ateşle oynamak gibidir. Jack istediğini elde etmeye alışmıştır. Viviene artık Jack’in insafına kalmış, belirsiz bir yöne doğru yol almaktadır.

MAYA BLAKE – GİZEMLİ HATIRALAR

Yaşadığı deprem, milyarder işadamı Cesare di Goia’nın, hayatta neyin önemli olduğunu anlamasını sağlamıştı. Karısı bir yabancıya dönüşmüş olabilirdi ama o, ne olursa olsun kızını yanından ayırmamakta kararlıydı. 
Kızı ile birlikte Lake Como’daki lüks villalarına dönen Ava di Goia ise eve döndüklerinden itibaren kendini dışlanmış hissetmeye başlamıştı. Kocasıyla arasındaki duygusal bağ, her ne kadar inkâr edilemez ölçüde hissediliyorsa da, onları ayıran sırlar hala gizemini koruyordu…

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

DAY LECLAIRE - YA AŞK YA İNTİKAM

Büyük iş adamı Jack Sinclair zaten kendisine ait olan şeyin peşine düşmüştü, rakip gemicilik şirketi The Kincaid Group. Gayrimeşru ve bir kenara itilmiş çocuk olarak kardeşlerinin elinde ne varsa almaya yemin etmişti. Acaba güzel sevgilisi Nikki Thomas kendisine yardım edecek miydi? Nikki Thomas, Kincaid ailesi için çalışmaktaydı. Jack bir yol ayrımına geldiğini anlamıştı. Ya sevdiği kadından vazgeçecekti ya da içini yakan intikam duygusundan.

FIONA BRAND - UNUTAMADIĞIM KADIN

Nick Messena, son altı yıl içinde payına düşenden çok daha fazla kadınla birlikte olmasına rağmen hala Elena Lyon’a olan açlığını bastıramamıştı.
Seviştikleri o gece aileleri, beklenmedik bir skandala itilmiş ve Nick’in her şeyi sorgulamasına neden olmuştu. Nick bir daha asla birlikte olamayacaklarını düşünüyordu. Şimdiyse bir aile sırrı onları bir araya getirmişti. Nick’in tatlı çiçeği nefes kesen bir afet olmuştu! Peki, acaba Elena’yı tüm bu olanlardan sonra, onun için tek kadın olduğuna ikna edebilecek mi?

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

TUTKU DERSLERİ – KIM LAWRENCE

Anna’nın öğretmenlikle yeni bir hayat kurma hayali parmaklarının ucundan kayıp gitmişti. Bunun sorumlusu tek bir adamdı.
Eski araba yarışçısı Cesare Urquart, Anna Henderson’ın, en iyi arkadaşının evliliğini neredeyse bitiren kadın olduğuna inanıyordu. O kıvrak silueti ve uçuşan alev rengi saçları unutması mümkün değildi.
Anna, Cesare’nin İskoçya’daki muhteşem şatosuna, kız kardeşinin yanında çalışmak üzere yerleşince Cesare adrenalini yeniden hissetmişti. Anna’ya karşı hissettiklerini sorgulamaktan kendini alamıyordu. Çünkü tüm cazibesine ve rahatlığına karşın, Cesare’nin aklından çıkaramadığı masum bir tarafı vardı Anna’nın…

İNATÇI GÜZEL – SARAH MORGAN

Dünya çapında tanınmış bir düğün ve parti organizatörü olan Avery Scott’ın son müşterisinin Zubran Veliaht Prensi Malik olması doğaldı. Malik, onu bir zamanlar tutkuyla sarmış, kalbini fethetmişti.
Avery bu kez onun cazibesine kapılmak istemiyordu. Malik’in niyeti ne olursa olsun ilişkilerinin profesyonellik sınırlarını aşmasına asla izin vermeyecekti. Malik’in müstakbel gelini kaçmıştı ve Zubran prensleri için ülkelerine karşı sorumlulukları her şeyden önce gelirdi. Ayrıca bir bedevi çadırı ne kadar konforlu olursa olsun, Avery, ona dokunmaya can atsa da gururundan güç alarak buna engel olacaktı.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

YILLARIN ARDINDAN 

Hizmetini görecek bir kadın…
Anton Luis Scott-Lee yıllar önce gözünü kırpmadan kendisini kapı dışarı eden kadınla evlenmek zorundaydı. İntikamı çok tatlı olacaktı. Cristina Markez’in kaderi artık Anton’un ellerindeydi. Parası ödenmiş ve satın alınmıştı. Şantaja boyun eğen bir gelin olmaya mı karar vermişti acaba? Cristina’nın, Anton’un evlenme teklifini kabul etmekten başka çaresi kalmamıştı. Ama Anton’un bilmediği bir şey vardı…

AŞKTAN KAÇILMAZ

Giancarlo Cardinale, Londra'ya geldiğinde aklında tek bir şey vardır: İntikam. Kimse bir Sicilyalı'nın aile onuruyla oynayıp bunun yanına kalacağını düşünemez. Natalia Deyton'a gününü gösterecek, onu kendine âşık edip, bedenine ve ruhuna sahip olduktan sonra onu kapının önüne koyacaktır.
Natalia Deyton hayatına birdenbire giriveren adamın büyüsüne hemen kendini kaptırır. Ona âşık olmaması gerektiğini, bunun tüm dünyasını alt üst edeceğini çok iyi bildiği halde kalbinin çizdiği rotadan çıkmayı başaramaz.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

SICAK SIMSICAK

GÜNAH GECESİ – HEIDI RICE 


Gina Carrington, nasıl eğlenileceğini gerçekten çok iyi bilen biridir! Ancak, arkadaşının erkek kardeşi Carter ile yattığı zaman artık sınırı aştığını anlar.
Yıllar sonra, bir arkadaşları için düğün hazırlıkları yaptıkları sırada Gina, Carter’ı yeniden görür. Carter’ın hayatında biri yoktur ve o yine çok yakışıklıdır. Sakin Güneyli havasının altında evcilleştirilemeyen bir yabanilik yatmaktadır. Fakat Gina’nın sonsuza dek saklayamayacağı bir sırrı vardır. Acaba bu sır ortaya çıktığında, aralarındaki inanılmaz çekim halen devam edecek midir?

HAYATIMIN ANLAMI - KIMBERLY LANG

Güneyli güzel Marnie Price, henüz bekârdı. Dylan Brookes ile ateşli bir gece geçirmek, hiç de fena bir fırsat sayılmazdı. Bu adam smokini herkesten daha iyi taşıyordu. Marnie, asıl o smokinin altına sızmak istiyordu.
Dylan, eski nişanlısının arkadaşı Marnie ile bir kaçamak yaşamıştı. Şüphesiz ki Marnie, risk almanın değerini Dylan’a ispatlamış olabilirdi ancak bu Dylan’ın, bekârlığa veda etmeye hazır olduğu anlamına gelmiyordu. Kimin baskın çıkacağı ise tam bir soru işaretiydi.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

ŞIMARIK PLAYBOY – SHIRLEY JUMP

Riley McKenna herkesin gıpta ettiği bir yaşam sürüyordu. Ancak artık kendi hayatını kazanmak zorundaydı. Bunun pek kolay olmayacağını anlamakta gecikmemişti. Stace Kettering’in yemek daveti için iş başvurusu yaptığında masmavi gözleri ve muhteşem gülüşü hiç işe yaramamıştı. 
Stace Kettering’in şımarık playboylara hiç tahammülü yoktu. Riley, Stace’in tıpkı diğer kadınlar gibi kısa sürede kendisine tutulacağını sanmıştı fakat hesaba katmadığı bir şey vardı. Gerçek hayat onun alıştığından çok farklıydı…

KARANLIK PRENS – REBECCA WINTERS

Karanlık bir aile geçmişi olan Leon Malatesta, kızının annesini kaybetmiş olsa bile ailesini, dedikodu gazetecilerinden uzak tutmak istemektedir. Çarpıcı bir kadın, Rimini’de ailesi hakkında sorular sormaya başladığında Leon koruyucu içgüdüleriyle harekete geçer.
Belle Peterson, aslında Leon’un üvey annesinin kaybettiği kızıdır. Kızın masumluğu Leon’un kalbine dokunur. Şimdi hepsi için yeni bir gelecek mümkündür. Peki ya Leon, onu, bir aileye kavuşturmak için değil de âşık olduğu için evlenmek istediğine nasıl ikna edecektir?

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

BİR ŞANS DAHA - CAROLE MORTIMER 

Ressam Bryn Jones, babasını hapse gönderen, hayatını mahveden ve kalbini kıran adamı asla affetmeyecekti. Skandaldan kurtulabilmek için kimliğini değiştirmek zorunda kalmıştı. Ancak D’Angelolar’ın Londra’daki seçkin sanat galerisinde tablolarını sergileme şansını elde ettiğinde, kurduğu yeni hayatı riske girmişti.
Uluslararası çapkın bekâr Gabriel D’Angelo, kalabalık mahkeme salonunda ona bakan suçlayıcı gözleri bir türlü unutamıyordu. Şimdi Bryn yeniden hayatına girmişti. Bu kez Gabriel’in kurallarına göre oynamak zorundaydı. Ve Gabriel, bu pazarlıktan ikisinin de kârlı çıkmasını sağlamakta kararlıydı.

HER ZAMAN SEN – CHANTELLE SHAW 

Sergio Castellano dev boyutta bir skandalla karşı karşıyaydı. Manşetlerde dolaşan uydurma bir nişan, eski sevgilinin ortaya çıkması ve feshedilen bir iş anlaşması. Bir de bütün bunlara ek olarak, hiç varlığından haberdar olmadığı üç yaşındaki oğlu ortaya çıkmıştı.
Sergio, varisini elinde tutmak için ne gerekiyorsa yapacaktı ama oğlu ve eski sevgilisi Kristen Russell ile vakit geçirdikçe, genç kadının onda bıraktığı yara izlerinin hala geçmediğini farkedecekti. Şimdi, istediğini elde etmek için Sergio uzun zamandır gizlediği acılarla yüzleşmeliydi...

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

BAĞLILIK YEMİNİ – MAISEY YATES 

Prens Xander, on beş yıllık kaçışın ardından ülkesine geri dönmek ve görevini yerine getirmek zorundaydı. Ona sadece tek bir kişi yardım edebilir. O da geride bıraktığı nişanlısı Layna Xenakos’tu. Gidişinin nelere sebep olduğunu, Layna’nın yaralarını görünce anlayan Xander, hem kendini ülkesine kabul ettirmeye hem de Layna’yı gelini olması için ikna etmeye çalışmalıydı. Peki ya geçmişi acılarla dolu bu iki kişi, birbirlerinin yaralarını saracak kıvılcımı yakalayabilecekler miydi?

AŞK IŞIĞI – SHARON KENDRICK

Xenon Kanellis, dünya çapında bir iş adamı ve kadınların hayran olduğu bir erkektir. Kusursuz yaşamındaki tek gölge, başarısız evliliğidir. Xenon, karısını ait olduğu yere yani kollarına ve yatağına döndürmek için karşısına çıkan fırsattan yararlanmaya çalışmaktadır.
Lexi Kanellis’in ise kocasının yardımına ihtiyacı vardır ve bu nedenle bir süre daha iyi bir eş rolü oynamak zorundadır.
Rodos Adası’nın sıcak güneşi altında yeniden alevlenen tutkuları, kötü anıları ve Lexi’nin acılarını unutturmaya yetecek midir?


Perşembe, Haziran 26, 2014

Jennie Lucas - Kalbimle Oynama (Yorum)


Orjinal Adı: Dealing Her Final Card
Seri Bilgisi: Princes Untamed #1
GoodReads Puanı: 3.64
Türkçe Yayın: Harlequin Yayınları
Sayfa Sayısı: 112
Çeviri: Semih Barutçuoğlu

Yorumum:

Kardeşi Josie Dalton'un borcu yüzünden kumar masasına oturmak zorunda kalan Bree Dalton'un hikayesini anlatıyor Kalbimle Oynama. Bree yıllardır kumardan uzak duran, bu işi babasından öğrenmiş biri. Ama kardeşi kumar masasında büyük bir meblağ kaybedince tekrar oturmak zorunda kalıyor. Eğer kardeşini kurtaramazsa ikisini de kötü şeylerin beklediğini biliyor. O yüzden masaya oturuyor ve parası olmadığından kendini ortaya sürüyor. 

Ama şansına masadaki oyunculardan biri kötü bir şekilde ayrıldıkları ve kalbini kötü bir şekilde kıran eski sevgilisi. Yine de Bree'nin başka şansı yok. Oynamalı ve kazanmalı.

Jennie Lucas bazı hikayelerini okuduğum bir yazar. Bu kitabını da oldukça sevdim. Yolculuğa başlamadan başlamıştım, ki arabam kalkana kadar kitabı yarılamıştım bile. İntikam almaya çalışan ama aslında alamayan Vladimir'de, her şeye rağmen kuyruğunu dik tutan Bree'de hoşuma gitti. 

Bu kitapta ayrıca Vladimir'in kardeşi de vardı ki 2. kitabın onun hikayesini olduğunu görünce sevindim. Gerçekten merak ettiğim bir hikaye, sanırım ava giderken avlanan bir erkek okuyacağız :D

Puanım: 10/9

Bree Dalton, duyduğu buz gibi sesin sahibinin bir zamanlar sevdiği Rus Prensi Vladimir Zendzov’un olduğunu anlayınca hayatının en büyük kumarını oynamaya karar verdi. Bir milyon dolara karşılık bedeni…
Bree bu adamın ne kadar acımasız olduğunu biliyordu. Ya şansı yaver gidecek ya da sonsuza kadar onun kölesi olacaktı. Tek bir kart hayatını zindana çevirmeye yetti. Acaba, ‘Kumarda kaybeden aşkta kazanır’ sözü gerçeğe dönüşebilir miydi? 


Pazartesi, Haziran 23, 2014

Sherryl Woods - Kaderim Sensin (Üşengeç Yorumcu 18)


Orjinal Adı: Tea And Destiny
GoodReads Puanı: 3.75
Türkçe Yayın: Harlequin Yayınları
Sayfa Sayısı: 112
Çeviri: Zehra Tapunç

Yorum:

Ann evinde 6 çocukla birlikte - ki hiç biri kendisine ait değil - bir inşaat mühendisi ile yaşayan bir psikolog. Geçmişinde acı çekmiş ama şimdi verici bir ruh. Hank ise depresik olduğunu zanneden ama özünde sevgiye aç ve bunu verecek birini bulduğunda korkmadan veren bir erkek. 

Woods zaten kalemini sevdiğim bir yazar kesinlikle. Bu kitap da diğer kitapları gibi dolu doluydu. Sanki beyaz dizi değil de roman okuyor gibi hissettim kendimi. Kitabın öyle bir akıcılığı vardı ki sonunun nasıl geldiğini bile anlamadım. Genelde bir hikayede çocuklar geçerse o kitabı daha çok seviyorum ve bu kitap da tam 6 çocuk vardı. Hepsi özünde birbirinden sevimliydi ama beni can evimden vuran Melissa oldu. O ağzındaki parmağı ve buruk bakışıyla kitaba girip sevesim geldi.

Ann ve Hank iki sevimli karakter ki bence Hank tam aşık olunası bir adam. Hem tatlı, hem aşık, hem de iyi bir baba figürü. Ann ne kadar kararsızsa Hank o kadar kararlıydı. O nedenle favori erkek karakterlerimden birisi olmayı başardı. 

Puan: 10/8



Ann Davies kalbini hastalarına vermeye alışıktı. Yardıma ihtiyacı olan birine elini uzatmakta hiçbir şekilde tereddüt etmezdi. 
İnşaat mühendisi Riley, Ann’den çok şey istiyordu. Vücudunu, kalbini ve tüm hayatını. Ann’in bir yanı ona istediği her şeyi vermesini söylüyordu. Arzu edilmek, onun ilgisini hissetimek muhteşem bir duyguydu Ancak diğer bir yanı Hank Riley’nin yaşattığı karmaşadan korkuyordu. Kontrolünü kaybetmek, mantığına veda etmek, anı yaşamak ve boyun eğmek. Bütün bunları yapmasına izin verdiği takdirde, Hank Riley zamanı gelip de kendi dünyasına döndüğünde, Ann’e ne kalacaktı?


Pazartesi, Haziran 09, 2014

Lynne Graham - Mutluluk Uzakta Değil / Aşk Sarmalı (Üşengeç Yorumcu 17)


Orjinal Adı: The Billionaire's Trophy / Challenging Dante
Seri Bilgisi: A Bride For A Billionaire #3 / #4
GoodReads Puanı: 3.22 / 3.60
Türkçe Yayın: Harlequin Yayınları
Sayfa Sayısı: 114 / 110
Çeviri: Zeynep Arda


Yorum:

Serinin ilk iki kitabına nazaran daha çok sevdiğim bir kitaptı. Karakterler olarak da, konu olarak da çok hoş bir kitaptı. Bastian ile ilgili çoğu yerde öküz bu adam diye sorasım vardı fakat zor tuttum kendimi. Adam bir aşık olası kıvama geliyor, sonra fırt deyip avuçtan kayıp sapıtıyor. Yahu adam hem kızı eskort sanıyorsun hem de ben Yunanlıyım sert erkeğim diye geziniyor. O zaman sorarım sana haşin erkek, sen ne ayaksın? Hele şu erkeklerin kitap boyu yanılıp yanılıp sonra "Ah pardon yanlış anlamışım" demesi yok mu öldürüyor beni. Brian'da tam bu ayak okumadan bildiriyim dedim. Peki neden beş verdin diye sorarsanız bende anlamadım. Çünkü Brian her ne kadar öküz olsa da Emmie tam aksine çok sevimli. Üzüldüm kıza ben. Okuyunca anlarsınız spoiler vermiyim şimdi. 

Diğer kitaba gelince AŞK SARMALI açıkçası beni pek sarmadı. Uzun tamandır Topaz kadar 'Hoppa' bir kız okumamıştım. Allah'ım kız daha ilk sayfalarda resmen adamın kucağına atladı. Aslında olan şey başka da şimdi burda yazmıyım yoksa blog banlanır mazallah. Kendi adıma ne kitabı ne de Dante ve Topaz'ı sevdim. Benim için tek güzel nokta önceki karakterlerin de burada geçmesiydi. Onun dışında kitap yanlış anlaşılmalar rekoru kırdı. Öyle bir noktaya geldim ki ben bile konuyu acaba yanlış mı anladım diye düşündüm. Dante kıskanç ama saklıycam diye şekilden şekile giren bir adam. Topaz ise sözüm ona gururlu ve akıllı. Peh... Yemişim onun gururunu. Valla kendi adıma iki dakikada hayatında adam görmemiş gibi eriyen birisi pek de gururlu değildir bence. Tabi takdir okuyanların.

Puan: 10/8
İki kitabın ortalaması

* * *

MUTLULUK UZAKTA DEĞİL

Stajyerinin fotoğrafı eskort acentesinin web sitesinde ne arıyordu?
Bastian Christou, stajyerinin ikili hayat sürmesine mi, muhteşem fotoğrafına mı yoksa herkesten sakladığı vücut kıvrımlarına mı daha çok şaşıracağını bilememişti! Emmie Marshall onu bir türlü yakasından düşmeyen eski nişanlısından kurtarabilecek en iyi silahtı. Emmie, patronunun talepleri karşısında öfkeden deliye dönmüştü. Fotoğrafının o eskort sitesinde nasıl yayınlandığını bilmiyordu ancak patronu onun için ödemeyi yapmış, şimdi de hizmet almak istiyordu. Yunanistan’da sadece bir hafta sonu geçireceklerdi. İlişkileri sahte olabilirdi ama Emmie’nin, onu gördüğünde içinin titremesi, son derece gerçek gibi geliyordu genç kadına. 


AŞK SARMALI

Annesinin yeni yardımcısından hiç de etkilenmeyen Dante Leonetti, bu kadını şatosundan atmaya kararlıydı. Bu güzel ve zeki kadının tek derdi ailesinin servetinden pay koparmak olmalıydı. 
Topaz Marshall’ın babasını arayışı onu Dante’nin dünyasına kadar getirmişti. Şimdi Leonettiler’in meşhur gazabına doğrudan tanık olacaktı. Dante’nin onu servet avcısı olarak gördüğünü bilmesine rağmen onun cazibesine kapılmaktan kendini alamamıştı. Dante gerçeği ondan öğrenmek için elinden geleni yapsa da Topaz sonuna kadar direnmeliydi. Ancak gün geçtikçe bu zorlaşıyordu. Aşkını ne kadar daha inkâr edebilirdi ki?

Çarşamba, Haziran 04, 2014

Harlequin Haziran Kitapları (2014)


LYNNE GRAHAM

MUTLULUK UZAKTA DEĞİL

Stajyerinin fotoğrafı eskort acentesinin web sitesinde ne arıyordu?
Bastian Christou, stajyerinin ikili hayat sürmesine mi, muhteşem fotoğrafına mı yoksa herkesten sakladığı vücut kıvrımlarına mı daha çok şaşıracağını bilememişti! Emmie Marshall onu bir türlü yakasından düşmeyen eski nişanlısından kurtarabilecek en iyi silahtı. Emmie, patronunun talepleri karşısında öfkeden deliye dönmüştü. Fotoğrafının o eskort sitesinde nasıl yayınlandığını bilmiyordu ancak patronu onun için ödemeyi yapmış, şimdi de hizmet almak istiyordu. Yunanistan’da sadece bir hafta sonu geçireceklerdi. İlişkileri sahte olabilirdi ama Emmie’nin, onu gördüğünde içinin titremesi, son derece gerçek gibi geliyordu genç kadına. 


AŞK SARMALI

Annesinin yeni yardımcısından hiç de etkilenmeyen Dante Leonetti, bu kadını şatosundan atmaya kararlıydı. Bu güzel ve zeki kadının tek derdi ailesinin servetinden pay koparmak olmalıydı. 
Topaz Marshall’ın babasını arayışı onu Dante’nin dünyasına kadar getirmişti. Şimdi Leonettiler’in meşhur gazabına doğrudan tanık olacaktı. Dante’nin onu servet avcısı olarak gördüğünü bilmesine rağmen onun cazibesine kapılmaktan kendini alamamıştı. Dante gerçeği ondan öğrenmek için elinden geleni yapsa da Topaz sonuna kadar direnmeliydi. Ancak gün geçtikçe bu zorlaşıyordu. Aşkını ne kadar daha inkâr edebilirdi ki?



GİZLİ TUTKU – KATE HEWITT 

Evlatlıktan reddedilen Alessandro Diomedi, ülkesi Maldinya’ya geri çağrılacağını hiç beklemiyordu. Üstelik kralın tacı ona devredilecekti. Çıkan ayaklanmalar ülkesini perişan etmişti. 
Doğumundan beri mükemmel bir kraliçe olmak üzere yetiştirilen Liana Aterno’nun görevini yerine getirme vakti gelmişti. Ancak Sandro, onun eskiden hatırladığı adam değildi artık. Vazife bir yana, Kral Sandro’nun alaycı ve meydan okuyan tavrına Liana’nın boyun eğmesi mümkün değildi. Sandro gizemli kraliçesinin sakladığı tutkularını, zincirlerinden kurtarmakta kararlıydı. 

TEK ÇÖZÜM AŞK – JULIA JAMES 

Lyn Brandon, yetim kalan yeğenine bakmak için tüm hayatını bir kenara bırakmıştı. Bir gün, onu Yunanlı ailesine geri götürmek için zengin, güçlü ve yakışıklı Anatole Telonidis'in çıkıp gelmesiyle Lyn'in kalbi sıkışacaktı.
Anatole bütün hayatı boyunca aile işini büyütmek için çalışmıştı. Şimdi de işinin geleceğini güvence altına almak için güzel Lyn Brandon'u ikna etmesi gerekiyordu. Bu kolay olmalıydı ama Lyn göründüğü kadar kolay ikna olacağa benzemiyordu. Tek bir yol kalmıştı... Evlilik!
 

***********************************************************************************************



SEVDALI YAZ
SHERRLY WOODS – KADERİM SENSİN

Ann Davies kalbini hastalarına vermeye alışıktı. Yardıma ihtiyacı olan birine elini uzatmakta hiçbir şekilde tereddüt etmezdi. 
İnşaat mühendisi Riley, Ann’den çok şey istiyordu. Vücudunu, kalbini ve tüm hayatını. Ann’in bir yanı ona istediği her şeyi vermesini söylüyordu. Arzu edilmek, onun ilgisini hissetimek muhteşem bir duyguydu Ancak diğer bir yanı Hank Riley’nin yaşattığı karmaşadan korkuyordu. Kontrolünü kaybetmek, mantığına veda etmek, anı yaşamak ve boyun eğmek. Bütün bunları yapmasına izin verdiği takdirde, Hank Riley zamanı gelip de kendi dünyasına döndüğünde, Ann’e ne kalacaktı?

JENNIE LUCAS – KALBİMLE OYNAMA

Bree Dalton, duyduğu buz gibi sesin sahibinin bir zamanlar sevdiği Rus Prensi Vladimir Zendzov’un olduğunu anlayınca hayatının en büyük kumarını oynamaya karar verdi. Bir milyon dolara karşılık bedeni…
Bree bu adamın ne kadar acımasız olduğunu biliyordu. Ya şansı yaver gidecek ya da sonsuza kadar onun kölesi olacaktı. Tek bir kart hayatını zindana çevirmeye yetti. Acaba, ‘Kumarda kaybeden aşkta kazanır’ sözü gerçeğe dönüşebilir miydi? 

KELLY HUNTER – NEFES KESEN 

Evie’nin harika bir işi vardı, evini yeni almıştı. Hayatında her şey yolunda gidiyordu. Sadece onu heyecanlandıracak bir erkeğin eksikliğini hissediyordu. Derken hayatına Logan Black girdi. Logan, hırpalanmış ruhu, mesafeli tavırları ve nefes kesici çekiciliğiyle bir bıçak gibi keskindi. Yıllar önce Evie’yi sınırlarda dolaştıran da oydu. Evie o zaman ona her şeyini vermiş ama Logan onun verdiklerini elinin tersiyle itmişti.
Logan’dan ayrılmak Evie’nin yaşadığı en zor şey olmuştu. Ancak şimdi önünde daha da zorlu günler vardı. Aralarındaki çekim ilk günkü gibiydi ve Logan bu kez bir yere gitmiyordu.

***********************************************************************************************


GEÇMİŞİ SİLEMEZSİN – LUCY MONROE

Yunanlı milyarder Sandor Christofides utanç içinde dünyaya gelmiş ancak hayatta zirveye tırmanmayı başarmıştı. Şimdi istediği servete ve toplumdaki mevkiye sahip olduğunda tek ihtiyacı olan şey, Eleanor’ın onunla evlenmesiydi. Ortam hazırdı, şampanya, kırmızı güller, muhteşem bir pırlanta yüzük! Peki ama Sandor’ın asıl isteği Ellie ile evlenmek miydi yoksa Ellie bir acımasız oyunun kurbanı mıydı? 

BOZULMAMIŞ YEMİN – MICHELLE REID

Angie de Calvhos, evlilik yemininde söylediklerini yürekten hissederek söylemişti. Ne yazık ki kocası Roque için durum pek de böyle olmamıştı. Sonsuza dek bir peri masalının içinde yaşayacaklarını sanan Angie’nin hayalleri, çok geçmeden yıkılmaya başlamıştı.
Kocasından boşanmak için tüm gücünü topladığı sırada kocasının cazibesine yenilmişti ve hem kendisine, hem de Roque’a bir şans daha vermeye karar vermişti. Acaba bu sefer işler yolunda gidecek miydi?
Angie hayallerindeki evliliğe kavuşacak mıydı?
 

***********************************************************************************************



CAROSELLI’NİN MİRASI - MICHELLE CELMER 

Lucy Bates, Şikagolu zengin iş adamı Tony Caroselli’ye sırılsıklam âşık olduğunu fark edince, Florida’ya kaçar. Kendisinin, Tony’nin zengin ailesinin standartlarına uygun olmadığını düşünür. Ancak hamiledir. Tony’yi görmek ve ona gerçeği söylemek için geri döner. 
Zamanlaması muhteşemdir. Tony’yi istemediği bir kadınla evlenmekten kurtarmıştır. Üstelik bebek erkek olursa Tony bir mirasın sahibi olacaktır. Her şey masallardaki gibi mükemmel olabilir aslında, ancak Tony’yi miras konusu ile ilgili zor durumda bırakan bir gerçek söz konusudur. Lucy bu gerçeği öğrendiğinde ne yapacaktır? Yeniden kaçacak mıdır yoksa aşka ve mutluluğa bir şans daha tanıyacak mıdır?

BÜYÜK REKABET – KATHERINA GARBERA 

Jessi Chandler iş adamı Allan McKinney ile hiçbir zaman uyuşamamıştı. Ona göre ne kadar yakışıklı olsada küstah, kendini beğenmiş ve çok bilmiş kalacaktı. Özellikle aile şirketinin başına geçtiğinden bu yana. Allan ise onun fiziksel çekiciliğine karşı koymakta zorlanıyordu. Çareyi onunla uğraşmakta bulmuştu.
Şirketin yanı sıra ortak bir noktaları daha vardı onları birbirine muhtaç eden. Bir çocuğa vasilik yapmak! 
Allan, bazen çekilmez olsa da Jessi'ye duygusal yönünü göstermekten çekinmiyordu artık. Zamanla aralarında bir bağ mı oluşuyordu acaba? Bu tensel arzu hiç de hesapta yoktu. Belki de bir mucizeyi kucaklayacaklardı...

***********************************************************************************************


KUSURSUZ PRENSES – CAITLIN CREWS 

Bir orman kaplanı kadar sessiz ve tehlikeli Luc Garnier'in, en önemli özelliği imkânsızı elde etmek becerisiydi.
Prenses Gabrielle ise değer biçilemeyen eşsiz bir inci gibiydi. Yine de Luc imkânsızı kovaladı ve bir evlilik sözleşmesi düzenlendi. Luc Garnier’e kalsa, bu önce kâğıt üzerinde bir birleşme olacaktı, sonra da yatak odasında. 
Ancak Gabrielle, özel hayatta da dışarıda olduğu gibiydi –iyi yetiştirilmiş, terbiyeli ve ülkesinin gururuydu. Luc onun içindeki hafif meşrepliği ortaya çıkartıp iffetli prensesini baştan çıkarabilecek miydi?

ALTIN KAFESTEKİ GELİN – ABYY GREEN

Tango, Arjantin’in hükmetme ve tutku dansıdır. Aristokrat Rafael Romero’nun, öğretmen Isobel ile formalite evliliğinde olmasını istediği de tam olarak budur. İsobel önce onun resmen gelini olacaktır. Sonra da onu gerdek yatağına götürecektir. Isobel’in Rafael’le evlenmekten başka seçeneği olmayabilir, yine de o, kuşlar kadar özgür olmaya niyetlidir. Fakat yeni kocası bir bakireyle evlendiğini öğrendiğinde onu bir kafes içinde tutmaya kararlıdır. Rafael’in kararları bir yana, Isobel özgürlüğünden hiç de vazgeçmek niyetinde değildi. Ancak son sözü söyleyen aşk olacaktı…

***********************************************************************************************


BİR YOL HİKÂYESİ – MICHELLE DOUGLAS

Birlikte uzun bir yolculuğun başlangıcı…
Quinn Laverty, iki oğluyla birlikte ülkenin diğer ucunda, yeni bir hayat kurmaya karar vermişti. Ailesi tarafından reddedilince, hayatını çocuklarına adamıştı. Hava yolu grevinin, bütün planlarını bozması sebebiyle Sydney’e yakışıklı politikacı Aidan Fairhall ile birlikte yolculuk yapmak zorunda kalır. Bu ikisi için de hayatlarının en beklenmedik yolculuğu olacaktır…

AŞKA İKİNCİ ŞANS – LUCY GORDON

Zengin iş adamı Marcel Falcon, aşkı oyun olarak gören biriydi. Gerçek aşkı Cassie tarafından ihanete uğradığından bu yana, kalbinin derinliklerinde büyük bir umutsuzluk vardı.
Zaman Cassie’yi de değiştirmiş ve yaptığı kötü evlilik, bütün güvenini yok etmişti. Marcel ile birlikte yeniden Paris’e gittiklerinde içlerindeki fırtına ortaya çıktı. Marcel, Cassie’nin patronu olduğu için birbirlerinden kaçma imkânı yoktu. Bir kıvılcım yeniden alevleniyordu. Acaba her şey eskisi gibi olabilecek miydi?

***********************************************************************************************

http://www.harlequintr.com/U690,188,2014-06-gokkusagi-altinda-ask-olmez.htm

GÖKKUŞAĞI ALTINDA – DEBBIE MACCOMBER 

En yakın arkadaşının Las Vegas’taki düğününde nedime olan Clare Gilroy, kendisini bir gün mihraba götürecek erkekle asla karşılaşamayacağını sanıyordu. Damadın sağdıcı Reed Tonasket’e bir anda âşık olacağını nerden bilecekti ki? Las Vegas’ın pırıltılı gecesinin büyüsüyle geçen baş döndürücü anların sabahında, Clare parmağında bir yüzükle ve yanında kocasıyla uyandı. Acele evliliklerin yürüdüğü görülmüş müydü? Clare ilk sabah uyandığında hiç de pişmanlık hissetmemişti. Eğer Reed’in de bir itirazı yoksa asla pişman olmayacaktı. Ancak farklı dünyaların insanı olmalarının getirdiği engelleri yenebilecekler miydi?

AŞK ÖLMEZ - PENY JORDAN 

Büyük bir aşk ve tutkuyla birbirlerini seven Belle ve Luc, çok genç yaşta evlenmişlerdi. Onlar birbirlerinin ruh eşiydi ve kusursuz bir bütünü oluşturan iki parçaydılar. Ancak, ikisi de evlilik hayatının getirdiği sorumlulukları yüklenecek kadar olgun değillerdi. Gittikçe birbirlerini yıpratmaya başladılar. Ve ayrıldılar...
Aradan çok uzun zaman geçti ve bir düğünde yeniden karşılaştılar. Aralarındaki çekim hiç eksilmemişti. Belle ve Luc için yeni bir gelecek var mıydı yoksa çok mu geç kalmışlardı? Yıllar önce Luc, “Aşk asla ölmez,” demişti…

Pazar, Şubat 23, 2014

Nora Roberts - Paylaşılan Hayaller (Yorum)





Orjinal Adı: For Now, Forever
Seri Bilgisi: The MacGregors: Chronological order #5
GoodReads Puanı: 4.06
Türkçe Yayın: Harlequin
Sayfa Sayısı: 224
Çeviri: Nilgül Özbörek




Yorumum:

Uzun zamandır beyaz dizilere yorum yapmıyorum. Yaptıracak bir kitapta çıkmadı. Nora Roberts'i ne kadar çok sevsem de bu serisi beni pek açmadı. Ta ki Daniel MacGregor ve Anna Whitfield'e kadar :D

Diğer kitaplarda her zaman Daniel'in olduğu sahneleri daha bir severek okurum. Kitabı olduğunu duyunca seveceğimi düşünmüştüm ama bu kadarını da beklemiyordum. Okuduğum en en güzel beyaz dizilerden biriydi. Okuma sürem bile benim için bir rekor sayılabilir.

Daniel bir trafik kazası geçirdikten sonra yoğun bakıma alınıyor. Bu sırada tüm ailesi onu yalnız bırakmamak için yanına geliyor ama başından bir dakika bile ayrılmayan 40 yıllık aşkı Anna. Tam da bu yoğun bakım zamanında geçmişe dönerek bize Anna ve kendisinin mükemmel hikayesini sunuyor. 

Anna her zaman Daniel'i dizginleyen kişi olmuştu kitaplarda. Vakur ve ağırbaşlı bir doktor. Hikayeyi okurken gördüm ki Anna gençken de böylemiş. Daniel de aynısı ama. Gördüğü dakika benim olacaksın dedi ve amacına ulaştı. Ben onların hikayesini çok sevdim. Anna da Daniel de sevdiğim karakter özellikleri sergiledi. Hatta 220 sayfa az bile geldi. Koca bir roman olurmuş onlardan. Nora da kozasından çıkmış, o çok hoşlanmadığım kısıtlı anlatımından uzaklaşmış, bol diyaloglu bir kitap yazmış. Okumadıysanız bence okuyun. Daniel'in etkilemeyeceği yürek zor bulunur (:

Puanım:

* * *

İşte Daniel’in, özgür, idealist, inatçı Anna Whitfield’ı elde edişinin ve muhteşem MacGregor hanedanlığının kuruluş günlerinin hikâyesi…
Anna MacGregor kırk yıllık eşi Daniel’in başucunda geçirdiği endişe dolu saatler boyunca, her şeye burnunu sokan, küstah, büyük bir aile kurmak uğruna her türlü çöpçatanlığı yapan, azimli, enerjik, inatçı, dürüst, her şeyi tek başına yapmak isteyen ve bunu başarıp, çabalarıyla milyoner olan bu olağanüstü adamla yaşadığı flörtün her anını, yeniden yaşar...
Kendini büyük bir azimle hayaline adamış tıp öğrencisi Anna Whitfield, Daniel MacGregor’ın hayalindeki uysal ve doğurgan eş tanımına uyabilecek en son kadındı.
O hâlde neden bu küstah milyoner, hayattaki en büyük ideali başarılı bir cerrah olmak isteyen bir kadını eşi olmaya ikna etmek için uğraşıyordu?