8 Yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 20, 2015

RKBT 3. Gün || Rachel Gibson "Her Güne Bir Öpücük" || Yorum


Rachel gelir de çıkar çıkmaz okunmaz mı? Elbette çıktığı anda alınarak kitaplığın en nadide köşelerinden birine okunarak konuldu bile.

Kitabın konusuna ya da diline değinmeden söylemek istediğim ilk şey kapağı. Allah'ım bu kadar mı sevimli bir kapak yapılır. Evet sade bir resmin üstüne eklenen yazı ve bir öpücük resminden oluşsa da albenisi yüksek olmuş. Daha konusuna gelmeden insanı çeken bir etkisi var ki grafikerin etkisi azımsanamaz. Kapak zaten 10'lu puan sisteminde 3 puanı baştan kazandırdı.

Konusuna gelince zaten seri bir kitap ve tanıdığımız bir yazar olduğundan tarzı ve kalemi ile çok şaşırtıcı bir kitap değildi. Evet, konu olarak orijinal bir kitap kalmasa da Rachel ne yapıp edip artık klişe olmaya yaklaşmış bir kitabı yine güzel yapabiliyor.

Stella ve Beau ikilisini okumaya başladığım anda sevimli gelmeye başladılar. Stella barmen ama otoriter bir kişilik. Beau'ya değinmeye bile gerek yok ki zira kendisi eski bir asker diyeyim siz anlayın. Sanırım ikisinin bu kadar iyi anlaşmasının bir nedeni de Stella'nın mesleği. Çünkü kız o kadar dert dinleyip dertli insana içki siparişi yapmış ki her akşam her duruma alışmış. 

Beau  arkadaşına verdiği söz yüzünden Stella'yı bulmak için yollara düşer. Bulduğundaysa genç kızın hayatını düzeltemeyeceği şekilde değiştirmiştir bile. Sonunda beraber bir yolculuğa çıkarlar. Onlara göre Stella'nın kız kardeşine yapılan bu yolculuğun aslında aşka uzanan bir otobandan olduğundan habersizdirler. 

Çarşamba, Mayıs 20, 2015

Okuma Etkinliği 2 || Kübra Türker - Aşkın Naz'lı Hâli || Yorum

Aşkın Naz’lı Hâli okuma etkinliğimizin yorumundan herkese merhaba. 

Aşkın Naz’lı Hâli kısaca ANH uzun zamandır çıkmasını beklediğim bir kitap aslında. Henüz hikâye halindeyken okumuş ve çıkacağı günü merakla beklemiştim. Neyse ki sonunda raflardaki ve ellerimin arasındaki yerini aldı.

Öncelikle söylemem gereken şu ki, kapağının yapım aşamasında az da olsa izleme fırsatı bulduğum için kapağı çok beğendiğimi söylemeliyim. Kübra gerçekten de kılı kırk yaran yazarlardan ve gerek o gerekse yayınevi gerçekten iyi bir şey ortaya çıkmasını istiyormuş ki gerçekten iyi bir şeyler ortaya çıkmış. 

Cuma, Nisan 17, 2015

Okuma Etkinliği 1 || Beth Hoffman - Sevginin Büyüsü || Yorum ve Çekiliş


Künye
Orjinal Adı: Saving CeeCee Honeycutt
Seri Bilgisi: -----
GoodReads Puanı: 3.90
Türkçe Yayın: İndigo Kitap
Sayfa Sayısı: 400
Çevirmen: Esra Yüksel
Puanım: 5 / 4


Yorum

İlk okuma etkinliğimden herkese merhaba. 
Daha önce bir etkinlik yaptım aslında ama bunu düzenli hale getirmek konusundaki ilk etkinliğim bu. Umarım ki gelir (:

İlk etkinlik konuğumuz Sevginin Büyüsü kitabı. 

Perşembe, Ekim 09, 2014

Jane Casey - Acımasız (Yorum)

Dedektif Kerrigan'ın hikayesi Acımasız kitabı ile devam ediyor.

Maeve Kerrigan serisinin ilk kitabı 5. Kurban'ı okumuştum daha önce. Araya giren uzun süreden sonra şenliği de fırsat bilerek ikinci kitabı da bitirdim. 

İlk kitabı ortalama bulmuştum. Şaşırtıcı olayların yanında anlatım açısından beni biraz zorlamış ve Maeve'yi pek sevememiştim maalesef. Ancak sevgili yazarımız ikinci kitapta stil mi değiştirdi yoksa yeni yeni mi açılmaya başladı bilmiyorum resmen ilk kitabı sollayan bir kitap yazmış.

Cumartesi, Ağustos 30, 2014

RKBT 1. Gün || Çağan Dikenelli "Kör Fahişe Bıçağı" || Yorum ve Çekiliş


Yeni turumuzdan herkese merhaba.
Bu sefer "Bir Melek Teyze Polisiyesi" serisinden çıkan iki kitabı inceledik.
Öncelikle Kör Fahişe Bıçağı.

Melek teyzeyle tanıştınız mı? 
Eğer tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz.
Benim okuduğum en ilginç karakter kendisi oldu. 

Öncelikle Melek teyzeden bahsedeyim. 
Kendisi Beyoğlu karakolu için çeşitli davalar çözmüş yaşlı dedektifimiz.
Yanına küçük oğlu Oğul'u da alarak suçlu avına çıkıyor. 
Büyük oğlu Tuğrul ise aynı karakolda polis olmakla birlikte annesinin katkılarına
sinir oluyor. 
Melek teyze aynı zamanda komisere kadar herkese baktığı fallar ve getirdiği böreklerle de
sevilirken, çözdüğü davalar onu yardımına başvurulması gereken ilk kişi konumuna getiriyor.

Kör Fahişe Bıçağı'nda da hayat kadınlarını öldüren katilin peşine düşüyor.
Tabi ki Oğul'la birlike. Oğul hım nasıl desem birazcık zeka problemi olan biri.
Bence kitabın en komiklerinden biri kendisi.
Kitabı okurken ve hatta okuduktan sonra bea sözü yine dilime pelesenk oldu.
Memleket dolayısıyla zaten kullanırdım ama dozajı iyice arttı :D

Yazarımız bir de sonuna yeni bir bölüm eklemiş ki Melek teyzeyi çok fena durumlara
sokmuş, düşman başına :D

Kitabın argosu çok vardı, kurgusu biraz akıllara zarardı ama ben esprili kitapları sevdiğim için beğendim. 

Puanım: 10/8

Çekiliş;

a Rafflecopter giveaway

Facebook sayfamızdaki çekilişe katılmayı unutmayın.

Cumartesi, Ağustos 02, 2014

Rachel Gibson - Yaz Aşkım (Yorum)


Orijinal Adı: True Confessions
Seri Bilgisi: Gospel, Idaho #1
GoodReads Puanı: 3.89
Türkçe Yayın: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 350
Çeviri: Güzin Pelin Direnoğlu

Yorumum:

Sizde yazma isteği uyandıran yazarlar var mı? Benim aklıma bu fikirleri sokan birkaç yazar var. Ve nedense çok okuyan insanlarda bu tarz fikirlerin şekillenmiş olabileceğini düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.

Cuma, Temmuz 18, 2014

Cassandra Clare - Mekanik Prenses (Yorum)


Orjinal Adı: Clockwork Princess
Seri Bilgisi: The Infernal Devices #3
Cehennem Makineleri 3
GoodReads Puanı: 4.58
Türkçe Yayın: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 696
Çeviri: Bilge Gündüz

Yorumum:

Dikkat!!! Bu yorum büyük oranda spoiler ve bir miktarda serzeniş barındırmaktadır. 

Salı, Temmuz 01, 2014

YK 2. Gün || Celeste Bradley "Hayallere Kapılma" || Yorum


Orjinal Adı: The Impostor
Seri Bilgisi: Liar's Club #2
GoodReads Puanı: 3.92
Türkçe Yayın: Epsilon Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 352
Çeviri: Özge Burçak Aydınalp

Yorumum:

Yalancılar Kulübü'nün ikinci kitabında, emekli olan Simon'un yerine gelen Dalton Montmorency yer alıyor. 

Dalton, yerine geçtiği konumda adamlarına kendini ispatlamak için saha görevine katılmaya karar verir. Bunun içinde son dönem karikatürleriyle sosyetenin istenmeyen kısmına ışık tutan ve kimliğini gizleyen Sör Thorogood'u ortaya çıkarmak için onun kılığına bürünür. Ne de olsa Sör Thorogood kimse tarafından tanınmamaktadır ve Dalton yaptığı bu numaranın adamı kızdırarak ortaya çıkaracağını düşünmektedir. Tabi hesaba katmadığı bir şey vardır ki o da Sör Thorogood aslında bir kadındır.

Pazartesi, Haziran 23, 2014

Sherryl Woods - Kaderim Sensin (Üşengeç Yorumcu 18)


Orjinal Adı: Tea And Destiny
GoodReads Puanı: 3.75
Türkçe Yayın: Harlequin Yayınları
Sayfa Sayısı: 112
Çeviri: Zehra Tapunç

Yorum:

Ann evinde 6 çocukla birlikte - ki hiç biri kendisine ait değil - bir inşaat mühendisi ile yaşayan bir psikolog. Geçmişinde acı çekmiş ama şimdi verici bir ruh. Hank ise depresik olduğunu zanneden ama özünde sevgiye aç ve bunu verecek birini bulduğunda korkmadan veren bir erkek. 

Woods zaten kalemini sevdiğim bir yazar kesinlikle. Bu kitap da diğer kitapları gibi dolu doluydu. Sanki beyaz dizi değil de roman okuyor gibi hissettim kendimi. Kitabın öyle bir akıcılığı vardı ki sonunun nasıl geldiğini bile anlamadım. Genelde bir hikayede çocuklar geçerse o kitabı daha çok seviyorum ve bu kitap da tam 6 çocuk vardı. Hepsi özünde birbirinden sevimliydi ama beni can evimden vuran Melissa oldu. O ağzındaki parmağı ve buruk bakışıyla kitaba girip sevesim geldi.

Ann ve Hank iki sevimli karakter ki bence Hank tam aşık olunası bir adam. Hem tatlı, hem aşık, hem de iyi bir baba figürü. Ann ne kadar kararsızsa Hank o kadar kararlıydı. O nedenle favori erkek karakterlerimden birisi olmayı başardı. 

Puan: 10/8



Ann Davies kalbini hastalarına vermeye alışıktı. Yardıma ihtiyacı olan birine elini uzatmakta hiçbir şekilde tereddüt etmezdi. 
İnşaat mühendisi Riley, Ann’den çok şey istiyordu. Vücudunu, kalbini ve tüm hayatını. Ann’in bir yanı ona istediği her şeyi vermesini söylüyordu. Arzu edilmek, onun ilgisini hissetimek muhteşem bir duyguydu Ancak diğer bir yanı Hank Riley’nin yaşattığı karmaşadan korkuyordu. Kontrolünü kaybetmek, mantığına veda etmek, anı yaşamak ve boyun eğmek. Bütün bunları yapmasına izin verdiği takdirde, Hank Riley zamanı gelip de kendi dünyasına döndüğünde, Ann’e ne kalacaktı?


Perşembe, Haziran 12, 2014

Julia Quinn - Biz Evleniyoruz (Yorum)


Orjinal Adı: On the Way to the Wedding 
Seri Bilgisi: Bridgertons #8
GoodReads Puanı: 3.81
Türkçe Yayın: Epsilon Yayınları 
Sayfa Sayısı: 453
Çeviri: Tuğba Şabanoğlu

Yorumum: 

Uzun direnişim nihayet sona erdi ve son kitabı da okudum. Serilere özellikle 4-5 ve yukarı sayıda kitapları olan serilere veda etmek çok zor oluyor.

Dile kolay daha önce 7 Bridgerton kardeşi okuduk. İlk kitabı okurken hatırlıyorum da Gregory ve Hyacinth masanın ucunda oturan, birbiriyle didişen küçücük veletlerdi. Önce Hyacinth'i, şimdi de onun bir büyüğü Gregory'i everdik.
Quinn'in kalemini çok seviyorum. Bazı kitaplarını diğerlerine göre daha da çok seviyorum ama. Mesela Colin, Anthony ve Hyacinth'in kitaplarında olduğu gibi. Diğerleri de geçer not alan ama aşık oldum diyemediğim kitaplar. Gerçi Frances'in hikayesi Sana Muhtacım çok kötüydü ama o da nazar boncuğu olsun :D

Pazartesi, Haziran 09, 2014

Lynne Graham - Mutluluk Uzakta Değil / Aşk Sarmalı (Üşengeç Yorumcu 17)


Orjinal Adı: The Billionaire's Trophy / Challenging Dante
Seri Bilgisi: A Bride For A Billionaire #3 / #4
GoodReads Puanı: 3.22 / 3.60
Türkçe Yayın: Harlequin Yayınları
Sayfa Sayısı: 114 / 110
Çeviri: Zeynep Arda


Yorum:

Serinin ilk iki kitabına nazaran daha çok sevdiğim bir kitaptı. Karakterler olarak da, konu olarak da çok hoş bir kitaptı. Bastian ile ilgili çoğu yerde öküz bu adam diye sorasım vardı fakat zor tuttum kendimi. Adam bir aşık olası kıvama geliyor, sonra fırt deyip avuçtan kayıp sapıtıyor. Yahu adam hem kızı eskort sanıyorsun hem de ben Yunanlıyım sert erkeğim diye geziniyor. O zaman sorarım sana haşin erkek, sen ne ayaksın? Hele şu erkeklerin kitap boyu yanılıp yanılıp sonra "Ah pardon yanlış anlamışım" demesi yok mu öldürüyor beni. Brian'da tam bu ayak okumadan bildiriyim dedim. Peki neden beş verdin diye sorarsanız bende anlamadım. Çünkü Brian her ne kadar öküz olsa da Emmie tam aksine çok sevimli. Üzüldüm kıza ben. Okuyunca anlarsınız spoiler vermiyim şimdi. 

Diğer kitaba gelince AŞK SARMALI açıkçası beni pek sarmadı. Uzun tamandır Topaz kadar 'Hoppa' bir kız okumamıştım. Allah'ım kız daha ilk sayfalarda resmen adamın kucağına atladı. Aslında olan şey başka da şimdi burda yazmıyım yoksa blog banlanır mazallah. Kendi adıma ne kitabı ne de Dante ve Topaz'ı sevdim. Benim için tek güzel nokta önceki karakterlerin de burada geçmesiydi. Onun dışında kitap yanlış anlaşılmalar rekoru kırdı. Öyle bir noktaya geldim ki ben bile konuyu acaba yanlış mı anladım diye düşündüm. Dante kıskanç ama saklıycam diye şekilden şekile giren bir adam. Topaz ise sözüm ona gururlu ve akıllı. Peh... Yemişim onun gururunu. Valla kendi adıma iki dakikada hayatında adam görmemiş gibi eriyen birisi pek de gururlu değildir bence. Tabi takdir okuyanların.

Puan: 10/8
İki kitabın ortalaması

* * *

MUTLULUK UZAKTA DEĞİL

Stajyerinin fotoğrafı eskort acentesinin web sitesinde ne arıyordu?
Bastian Christou, stajyerinin ikili hayat sürmesine mi, muhteşem fotoğrafına mı yoksa herkesten sakladığı vücut kıvrımlarına mı daha çok şaşıracağını bilememişti! Emmie Marshall onu bir türlü yakasından düşmeyen eski nişanlısından kurtarabilecek en iyi silahtı. Emmie, patronunun talepleri karşısında öfkeden deliye dönmüştü. Fotoğrafının o eskort sitesinde nasıl yayınlandığını bilmiyordu ancak patronu onun için ödemeyi yapmış, şimdi de hizmet almak istiyordu. Yunanistan’da sadece bir hafta sonu geçireceklerdi. İlişkileri sahte olabilirdi ama Emmie’nin, onu gördüğünde içinin titremesi, son derece gerçek gibi geliyordu genç kadına. 


AŞK SARMALI

Annesinin yeni yardımcısından hiç de etkilenmeyen Dante Leonetti, bu kadını şatosundan atmaya kararlıydı. Bu güzel ve zeki kadının tek derdi ailesinin servetinden pay koparmak olmalıydı. 
Topaz Marshall’ın babasını arayışı onu Dante’nin dünyasına kadar getirmişti. Şimdi Leonettiler’in meşhur gazabına doğrudan tanık olacaktı. Dante’nin onu servet avcısı olarak gördüğünü bilmesine rağmen onun cazibesine kapılmaktan kendini alamamıştı. Dante gerçeği ondan öğrenmek için elinden geleni yapsa da Topaz sonuna kadar direnmeliydi. Ancak gün geçtikçe bu zorlaşıyordu. Aşkını ne kadar daha inkâr edebilirdi ki?