Salı, Mayıs 21, 2013

Heather McElhatton - Şahane Hatalar




Orjinal Adı: Million Little Mistakes
Seri Bilgisi: Şahane Hatalar Serisi 2
GoodReads Puanı: 3.34
Türkçe Yayın: April Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 632
Çevirmen: Dilek Berilgen Cenkciler



Yorumum:

Sanırım en hızlı okuduğum kitaplardan biri oldu Talih Kuşu. Sevdim mi sevemedim mi karar veremedim.

Yorumlarından az çok çabuk sonuçlanan bir kitap olduğunu biliyordum ama ne yalan söyleyeyim bu kadarını da beklemiyordum. Başladığında iyiydi ama sonra 50-100 atlamaya başladı bölümler ve ne olduğunu anlayamadan sonu geldi bile.

Daha önce Kokoloji'leri çözdüğümden öyle bir kitap bekliyordum. 200 sayfa bile olmayan kitapları okumak daha uzun sürmüştü şaka gibi. Bir de sonuç olarak tatlıya bağlanmadı onu da sevemedim. Özellikle bir yerde geri dönüp seçenek değiştirdim ama yok sonunda geberip gidiyorum. Gerçi ikinci de biraz daha uzun yaşadım ama Genelev Patroniçesi nasıl oldum o kısım muamma. 

Farklı yollar olduğundan kitap oldukça kalın. 600 sayfa çevirisi vs çok zordur eminim. Ama gerek var mıdır ondan emin değilim gerçekten. Belki arada can sıkıntısına farklı yollara bakılabilir ya da arkadaşlar arasında eğlencesine bir şeyler yapılabilir ama onun dışında çok mühim görmüyorum kitabı. Tabi ki bu almam tukaka demek değil. Kendince eğlenceli bir kitap ama diğer kitaplarını merakla bekleyeceğim bir kitap değil.

Ve evet, evet farkındayım 2'den dalmışım olaya :D


Değerlendirmeme gelirsek;

3 -  Nötrüm, okusan da olur okumasan da...






Şahane Hatalar serisi hızlanarak devam ediyor;
Bu kez başınıza yirmi iki milyon değerinde talih kuşu konuyor.
Heyecan dozu artırılmış seçimler, eşsiz bilgiler, gizemli karakterler, sürpriz finaller.
İkinci kitapta hatalar daha eğlenceli, sonlar daha şahane.

Kader diye bir şey vardır ve sizin seçimlerinizle değişir.

Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz. Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız. Hayatın size neler hazırladığını asla bilemezsiniz. Ama şunu biliyorsunuz, iyilikler her zaman ödüllendirilmiyor ve bazen hatalı kararlar, şahane olayların başlangıcı olabiliyor.

Her yolculuğun sonunda başa dönüp tekrar başlayın, unutmayın, herkes ikinci bir şansı hak eder. Yüzlerce farklı hayat sizi bekliyor. İyi şanslar.

"Başroldesiniz, hakkını verin." 
Newsweek

"Raydan çıkmaya hazır mısınız?" 
NY Times

Elizabeth Hoyt - Yabani Âşık (Yorum)




Orjinal Adı: To Desire a Devil
Seri Bilgisi: Legend of the Four Soldiers #4
GoodReads Puanı: 3.84
Türkçe Yayın: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
Çevirmen: Gizem Onat




Yorumum:

Kitabın her türünü severim ama tarihi aşk romanlarının yeri gerçekten ayrı. Hele ki Hoyt gibi usta bir kalemi okuyorsam. Yine yapmış yapacağını sevgili ve yazar 2 gündür esir etti kendisine. Tamam 2 gün uzun bir süre biliyorum ama tadına vara vara okumayı seviyorum. Elimde ağır olunca böyle oluyor.

Seriyi takip edenlerin bildiği üzere, öldü sanılan ilk kitaptaki Emeline’in erkek kardeşi Reynaud’a gelmişti sıra. Sabırsızla bekliyordum ve beklediğime kesinlikle değdi. Kapağından çevirisine kadar her şeyiyle çok iyiydi. (Çevirmene ayrıyetten bir teşekkürler.) Tabi ki yüzeysel durumlar yetmiyor o yüzden anlatımı da çok iyi olunca bayıldım.

Öldü sanıldığı için akrabasına devredilen unvanını geri almaya çalışırken, yeni kontun yeğeninin cazibesine karşı koyamayan Reynaud’u okumak çok zevkliydi. 7 yıllık esaretten sonra daha karanlık bir ruh beklemiş ve korkmuştum ama hepsi yersiz çıktı. Tamam, yaralı erkekleri severim, olgun oluyorlar çünkü ama sürekli gel-git yaşayanlar hoş olmuyor. Bu ayrıntı da sevmeye teşvik etti.

Belki yapabileceğim tek eleştiri; bazı konuları biraz üstün körü anlatması. Mesela esareti ve kaçışı ya da Beatrice’e aşık olması gibi konuların üstünde biraz daha durabilirdi.

Vee minik ayrıntıları seven biri olarak kitap kapaklarıyla ilgili küçük detay da çok hoşuma gitti.

Daha fazla bir şey demeye gerek yok. Hoyt işte durduğunuz kabahat (:



Değerlendirmeme gelirsek;

4.5 -  Kesinlikle geçer not aldı...





Vahşi Bir Adam... Kibar Bir Kadın... İmkansız Bir Aşk...

Reynaud St. Aubyn yedi yıl boyunca bir Kızılderili kabilesinin tutsağı olarak yaşar. Unvanını geri almak için evine döndüğündeyse ateşler içinde ve yarı delirmiş haldedir. 
Bu vahşi görünümlü adam sahiden de yıllar önce Kızılderililer tarafından öldürüldüğü düşünülen, kontluğun son vârisi midir? 
Beatrice Corning tam bir İngiliz soylusudur. Fakat onun da bir sırrı vardır: Hiçbir erkek onu amcasının evinde asılı tablodaki yakışıklı Kont kadar etkilememiştir. Reynaud kontluk unvanını almak için geri döndüğünde onun o vahşi görüntüsünün ardındaki asil ruhu sadece Beatrice görmeyi başarır.
Reynaud da bu güzel hanımefendiden etkilenmektedir fakat Beatrice, unvanını geri kazanmak için her şeyi yapmaya hazır bu adamı, masumiyetini kaybetmek pahasına ehlîleştirebilecek midir?

"Elizabeth Hoyt hiç şüphesiz tarihî romansların en usta isimlerinden." 
Nanette Donahue, Historical Novels Review

"Hoyt, seriyi okurlarının kendisinden beklediği gibi güçlü, yoğun duygularla ve peri masallarıyla harmanlayarak sonlandırıyor." 
Review

"Hoytun öykülerinde insanı aşkın büyüsüne inandıran bir sihir var." 
Romantic Times

"Elizabeth Hoyt yetenek, incelik ve önü alınmaz tutkusuyla harika bir yazar." 
Julianne MacLean

"Hoyt, ilginç karakterleri, heyecanlı hikâyeleri ve zekice yazılmış diyaloglarıyla yaptığı işin hakkını veriyor." 
Publishers Weekly

"Ateşli mi ateşli bir macera!" 
Connie Brockway, USA Today çoksatan yazarı

"Reynaud ve Beatricein ilişkisi oldukça ateşli. Elizabeth Hoyt, efsanesini tarihî gerçekleri kurgu ve gizemle harmanlayarak bitiriyor." 
Kay Quintin, FreshFiction.com

"Her zamanki gibi en iyisi en sona bırakılmış." 
Detra Fitch, Huntress Reviews

Pazartesi, Mayıs 20, 2013

"Tenimdeki Mühür" Kazanan


Kazanan




Son kontrolleri de yaptım sıra geldi kazanana. Açıklamadan önce yine üzücü bir durumdan bahsetmek istiyorum. Maalesef ki beğenilerinizi açmıyorsunuz. Bundan önceki yarışmalar da uyardım, sayfa yarışmasında da uyarıyoruz ama çoğu kişi dikkate almıyor. Maalesef ki elemeler yaşanıyor. 

En son olarak kalan isimlerden, anneme yaptırdığım kura da çıkan isim;

34 numara ile Hayale Hayal yani Hayat Aktaş oldu.








Yedek olduğunu görüp üzülenler oluyor, yedek talihli seçmedim. Adres 2 gün içinde gelmezse çekilişi tekrarlayacağım.


Kazananı tebrik, katılan herkese, ilgi ve katkısından dolayı da Siyah İnci Yayınlarına teşekkür ediyorum. Bir sonraki çekilişte görüşen kadar...




Pazar, Mayıs 19, 2013

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun




Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.

Ulu Önder Mustafa Kemal
ATATÜRK

Cumartesi, Mayıs 18, 2013

Sinem Akça - Peri Masalım (Yorum)




Türkçe Yayın: Önce Kitap
Sayfa Sayısı: 264


Yorumum;

Pamuk Şekeri’nden sonra bu kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Ama nedense çıkar çıkmaz okuyamadım. Şimdi tadına vara vara okudum.

İlk kitapta olduğu gibi yine eğlenceli ve okuması çok zevkli bir kitaptı. Gerçi ben daha kalın bir kitap bekliyordum ama başka açıdan bakınca gereksiz uzunluktan arınmış saf bir roman okumak ayrı bir keyif de verdi. 

İlk kitapta çok fena bir yerde bitmişti malum. Yasemin’in karmaşık hayatına kaldığımız yerden devam ettik. Ama ne etmek. Tam yeni bir aşka yelken açarken, Yasemin’i kaybedince kıymetini anlayan eski sevgilinin denizi bulandırması mı istersin, eşinden boşanıp burnunun dibinde biten sevilmeyen ot Didem mi dersin? 

Didem demişken yazmazsam olmaz. Didem gibi bir karakter yazabilmek! Yazarı gerçekten takdir ettim. O nasıl bir karakter öyle herhalde karşımda olsa elimde kalırdı.

Çok bizden karakterler ve olaylar yazdığı içinde ayrıyetten sevdim bu kitabı. Tamam yine zengin erkekler işin içine girdi ama diyaloglardan tutun da yediğine içtiğine kadar çok bizdendi. Yani düşünebiliyor musunuz, Yasemin Erhan’a etli taze fasulye yapıyor. Ki Erhan’ın zengin olduğunu okuyan herkes bilir. Bana çok doğal ve şaşırtıcı geldi bu durum. Sonuçta her akşam ıstakoz değil böyle şeyler yiyoruz. 

Ama bu kitap yetmedi onu da söyleyeyim. Elif’i merak ederim, keza Yaren var daha. İnşallah gelecek kitaplar çok daha kısa aralıklarla gelir. 


Değerlendirmeme gelirsek;

4-  Kesinlikle geçer not aldı...



Alıntı:

Niye hep böyle oluyor? Niye tam mutluluğu yakaladım dediğim anda biri gelip ver bakayım o avucundakini deyip fikrimi bile sormadan alıp gidiyor? Niye benden alınanın arkasından çaresizce bakmak yerine "Dur o benim!" diyemiyorum!



Çok sevilen romanı Pamuk Şeker'den sonra Sinem Akça'dan 
Yasemin'in hikâyesinin devamını okumaya hazır mısınız?
Öyleyse buyurun sayfalarımızın arasına!

Yasemin'in aklı karışık...
Yasemin çok âşık...
Yasemin bıkkın!
Yasemin kim mi? Tanımıyor olamazsınız!
Otuzlu yaşlarının başındaki her kadın kadar gergin, aşkın hayatındaki yeri konusunda kariyeriyle savaşan her kadın gibi şaşkın Yasemin. Annesiyle yaşayan ve sevgilisinin evlenme teklif etmesini beklerken eski sevgilisini unutmaya çalışan bir kadın o. Yasemin'in yakın arkadaşlarıyla birlikte bu bekleyişe siz de katılmak isterseniz gecikmeyin... Hemen okumaya başlayın. 

Ama sakın Yasemin'in sevgilisi Erhan'a âşık olmaya kalkmayın. Onun gibi adamlar sadece romanlarda olur, unutmayın!

"Özlemedim çünkü, o kadar Erhan'la doluyum ki, yanımdayken bile onu o kadar özlüyorum ki uzaktaki birini özlemeyi unuttum. Metin'den hangi ara bu kadar uzaklaştım, soğudum anlayamadım. Uçan kuştan kıskandığım, sabahlara kadar ağladığım, uğruna hayattan soğudum adam Metin miydi? Hangi ara bana bu kadar yabancılaştı bu adam? Ne zaman vazgeçtim onu sevmekten? Ne zaman çıkardım hayatımdan, bu kadar uzaklara ittim?"