Sinem Akça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinem Akça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Eylül 14, 2015

Okuma Etkinliği 3 || Sinem Akça - Bana Şans Dile || Yorum



Bana Şans Dile etkinliğimizi takip eden herkes, merhaba!

Uzunn bir aradan sonra bloga yorum girmek, üstelik böyle bir kitapla dönüş yapmak mükemmel ötesi bir duygu. Bu kitabın, ‘böyle bir kitap’ olma nedenlerinden bahsedeyim öncelikle. Evet, evet bu upuzun bir yorum olacak, herkes emniyet kemerini bağlasın (:                                                                                                                                                                                   
Sinem Akça, ilk kitabı çıktığından beri takip ettiğim, yerli yazarların böylesine çok olmadığı bir döneme –iyi ki– denk gelen bir isim. Açıkçası ben daha kitap çıkmadan, hatta kitap olacak haberi çıkar çıkmadan bu kitabı seveceğimi biliyordum. Tabii ki yazarım beni şaşırtmadı ve 450 sayfasını da su gibi içtiğim bir kitap yazarak ne kadar haklı olduğumu gösterdi, orası ayrı. 


2.5 yıl. Dile kolay 2.5 yıldır bu kitabı bekliyoruz. Bu sebeple yorumlaması da hiç kolay değil aslında. Erhan, Yasemin, Elif ve Didem’i bu kadar aradan sonra okumak bana aynen gurbetten evine dönen insanların hissettiği şeyleri hissettirdi. Aslında sanki hiç ara vermemişiz gibi de hissediyorum. 

Cumartesi, Mayıs 18, 2013

Sinem Akça - Peri Masalım (Yorum)




Türkçe Yayın: Önce Kitap
Sayfa Sayısı: 264


Yorumum;

Pamuk Şekeri’nden sonra bu kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Ama nedense çıkar çıkmaz okuyamadım. Şimdi tadına vara vara okudum.

İlk kitapta olduğu gibi yine eğlenceli ve okuması çok zevkli bir kitaptı. Gerçi ben daha kalın bir kitap bekliyordum ama başka açıdan bakınca gereksiz uzunluktan arınmış saf bir roman okumak ayrı bir keyif de verdi. 

İlk kitapta çok fena bir yerde bitmişti malum. Yasemin’in karmaşık hayatına kaldığımız yerden devam ettik. Ama ne etmek. Tam yeni bir aşka yelken açarken, Yasemin’i kaybedince kıymetini anlayan eski sevgilinin denizi bulandırması mı istersin, eşinden boşanıp burnunun dibinde biten sevilmeyen ot Didem mi dersin? 

Didem demişken yazmazsam olmaz. Didem gibi bir karakter yazabilmek! Yazarı gerçekten takdir ettim. O nasıl bir karakter öyle herhalde karşımda olsa elimde kalırdı.

Çok bizden karakterler ve olaylar yazdığı içinde ayrıyetten sevdim bu kitabı. Tamam yine zengin erkekler işin içine girdi ama diyaloglardan tutun da yediğine içtiğine kadar çok bizdendi. Yani düşünebiliyor musunuz, Yasemin Erhan’a etli taze fasulye yapıyor. Ki Erhan’ın zengin olduğunu okuyan herkes bilir. Bana çok doğal ve şaşırtıcı geldi bu durum. Sonuçta her akşam ıstakoz değil böyle şeyler yiyoruz. 

Ama bu kitap yetmedi onu da söyleyeyim. Elif’i merak ederim, keza Yaren var daha. İnşallah gelecek kitaplar çok daha kısa aralıklarla gelir. 


Değerlendirmeme gelirsek;

4-  Kesinlikle geçer not aldı...



Alıntı:

Niye hep böyle oluyor? Niye tam mutluluğu yakaladım dediğim anda biri gelip ver bakayım o avucundakini deyip fikrimi bile sormadan alıp gidiyor? Niye benden alınanın arkasından çaresizce bakmak yerine "Dur o benim!" diyemiyorum!



Çok sevilen romanı Pamuk Şeker'den sonra Sinem Akça'dan 
Yasemin'in hikâyesinin devamını okumaya hazır mısınız?
Öyleyse buyurun sayfalarımızın arasına!

Yasemin'in aklı karışık...
Yasemin çok âşık...
Yasemin bıkkın!
Yasemin kim mi? Tanımıyor olamazsınız!
Otuzlu yaşlarının başındaki her kadın kadar gergin, aşkın hayatındaki yeri konusunda kariyeriyle savaşan her kadın gibi şaşkın Yasemin. Annesiyle yaşayan ve sevgilisinin evlenme teklif etmesini beklerken eski sevgilisini unutmaya çalışan bir kadın o. Yasemin'in yakın arkadaşlarıyla birlikte bu bekleyişe siz de katılmak isterseniz gecikmeyin... Hemen okumaya başlayın. 

Ama sakın Yasemin'in sevgilisi Erhan'a âşık olmaya kalkmayın. Onun gibi adamlar sadece romanlarda olur, unutmayın!

"Özlemedim çünkü, o kadar Erhan'la doluyum ki, yanımdayken bile onu o kadar özlüyorum ki uzaktaki birini özlemeyi unuttum. Metin'den hangi ara bu kadar uzaklaştım, soğudum anlayamadım. Uçan kuştan kıskandığım, sabahlara kadar ağladığım, uğruna hayattan soğudum adam Metin miydi? Hangi ara bana bu kadar yabancılaştı bu adam? Ne zaman vazgeçtim onu sevmekten? Ne zaman çıkardım hayatımdan, bu kadar uzaklara ittim?"