Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Şubat 28, 2014

RKBT 4. Gün || Ertürk Akşun "Agafya " || Yorum







GoodReads Puanı: 4.00
Türkçe Yayın: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 464
Satın almak için: Kitap Sihirbazı


Yorumum:

1920 yılı Rusya'da Bolşevik Devrimi ve İstanbul'a yapılan göçler.
Gelenler arasında güzelliği ile herkesi büyüleyen bir kadın; Agafya.
Ve onun görür görmez vurulan, hayatının aşkı olacağını anlayan bir erkek; Anton.
Ortaya çıkan ortalama bir aşk hikayesi mi?
Eğer böyle düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz...

Anlamadınız değil mi? En baştan alalım.


Salı, Şubat 25, 2014

RKBT 1. Gün || Ertürk Akşun "Agafya " || Önokuma ve Çekiliş


Turumuzun ilk gününden herkese merhaba.
Önokuma ve çekilişle sizlerleyim. 

Okuduktan sonra çekilişe katılmayı unutmayın :*




Çekiliş

a Rafflecopter giveaway


Tur Programımız





Pazartesi, Kasım 04, 2013

Duygu Özlem Yücel - Dengesiz Bir Aşkın Anatomisi (Yorum)


GoodReads Puanı: 4.62 
Türkçe Yayın: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 272

Yorumum: 

Tur sebebiyle okuduktan sonra yorum yapamadım ama bayaaa uzun bir bir yorum taslağı yapmıştım. Yayınlama zamanı vazgeçtim ama. Kimsenin kafasını şişirmeye gerek yok. Kısa ve net olarak BEĞENMEDİM. Hatta herkesin yapmasına sinir olduğum şeyi yaparak "nesini beğenmişler" cümlesini de kuracağım üstüne. Zaten HERKESİN ağladığı bir kitapta ben ağlayamıyorsam düşünün nasıl kötüydü. Beni tanıyanlar bilir çünkü ota bota her şeye ağlarım.

Sadece Türk yazarlarının kitaplarına genel bir yorumum var. Yazarlarımızın melankolik anlatımlarından cidden sıkıldım artık. Hayat üzerine, hayatında içinden olan her şey için uzun uzun yazmalarına. Sanki biz bilmiyormuşuz gibi. Yeterince görüyorum, günlük sıkıntılar içinde yüzeye çıkmaya çalıştıkça iyice dibe batırılıyor gibi hissediyorum bu kitaplar sayesinde. Birinizde umut verin kardeşim, birinizde eğlendirin. Azıcık tasalardan uzaklaştırın. Hepiniz mi insanı intiharın eşiğine sürüklemeye çalışır gibi yazarsınız. Herkesin söyleyecek bir şeyi var anlıyorum, içinizdekini kusmak istiyorsunuz. Ama bu depresif anlatımınız hiç yardımcı olmuyor.
(Tabi ki bazı yazarlarımızı tenzih ediyorum)




Puanım:

* * *


"Gülümsediğini görür gibiyim. Onu hiç kaybetme olur mu?

Gülümsemekten asla vazgeçme...
Gözlerimi kapıyorum ve derin bir nefes alıyorum.
O güzel gülümsemenin bana hayat veren mucizevi ışığı doluyor içime...Acılar kayboluyor sanki."
İki Aşık ve İmkansız Bir Aşk Hikâyesi
Kaderleri onları hiç ummadıkları anda bir araya getirdi ve beklenmeyen bir girdap onları fırtınalı aşk denizinin içine sürükledi.
Bir aşk hem bu kadar gerçek hem bu kadar sırlarla dolu olabilir mi?
Bir aşk hem bu kadar yakın hem bu kadar mesafeli yaşanabilir mi?
Heyecan, mutluluk, karmaşa, bilinmezlik, sessizlik, kahkaha ve gözyaşı...
Çünkü bir vardı, bir yoktu aşk ve... 
Tesadüflerin gizemi onları fırtınasına katarken onlar, korkutucu bir bilinmezliğin içine savruldular!
Kalplere iz bırakacak modern bir aşk masalı...
Unutulmayacak bir ikili delilikler hikayesi...
"...Çünkü oydu her nefesim!
Ve ben nefes aldıkça...

Çarşamba, Ağustos 28, 2013

Pınar Özel - Fondöten (Yorum)



GoodReads Puanı: 4.00
Türkçe Yayın: Destek Yayınları
Sayfa Sayısı: 272


Yorumum:

Fondöten kitabı geçtiğimiz yıl dikkatimi çekmiş,  o sırada alamamıştım. Sonra bir yerden gelecekti o da kalınca ancak bu sıra alıp okuyabildim. Okuma Etkinliği sağolsun. İsimle ilgili başlığı görünce Eureka diye sevinç gösterileri yapmıştım :D 

Bir kitabı okurken beklentiyi düşük tutmanın iki güzel yanı var. Kötü ise 'zaten fazla beklentim yoktu' diye kendinizi avutabiliyorsunuz. Ama iyi çıkarsa işte o zaman keyiften dört köşe olmak kaçınılmaz. Aynen Fondöten de olduğu gibi.

Kitabın konusu -ki aslında pek bir şey anlatmıyor- okuduğumda nedense bir sıcak gelmişti bana. Kitaplarla aramdaki sıcaklık çoğu kez doğru çıkar. Ve yine şaşırmadım. Konusu, anlatımı ile beni benden aldı kitap. Allah'ım öyle yerler vardı ki kahkalarım odadan duyuldu.

Konu biraz kıt anlatıldığı için kısaca bahsetmek istiyorum. Kitap Sex and City'ye benziyor biraz. Diziyi izlediğimden değil aslında sadece birinci filme baktım. Ama Şeytan Marka Giyer'la ne alakası var çözemedim.

Kitap, düğün planlamacısı olan Zeynep tarafından anlatılıyor. Aslında çalışıyor gibi göründüğüne bakmayın. 1 hafta çalışıp 1 ay yatan cinsinden :D Arkadaşları Melike, Katre ve Tuna da aynı tas aynı hamam. Yani aslında zengin kızları, çalışmakla pek araları yok. Bu tarz beni çok sıkar normalde ama Pınar Özel öyle bir anlatmış ki bayıldım.

Zeynep çok saf bir kız. Ama nasıl desem Çik-lit kitaplarındaki salak saflardan değil. Mesela yeri geldi mi hayır demesini, lafı gediğe oturtmasını biliyor. Sempatik. Arkadaşları(!) da aynı şekilde. Ve gerçekten çok güzel arkadaşlıkları var. Böyle aralarında çıban başının olduğu cinsten değil. Tamam öylesi de var ama o ayrı konu :D

Bence bu kitabın en büyük artısı boşlukları çok iyi doldurması. Genelde kızla oğlan olan yerleri okurum diğer yerler biraz sıkar. Ama kaleminin hikmetinde mi bilmem tek satırında dahi sıkılmadım. Hele bazı yerleri vardı off ya ne güldüm. Aklıma geldikçe sırıtıyorum. Herkesin espri anlayışı farklıdır ama Fondöten tam benim ayarımdaydı. 

Kötü yanı var mıydı? Tabi ki. Mesela sonu biraz çabuk bağlanmış ve havada kalmış. Ben bir düğün daha görmek isterdim. Açıklanmayan noktalar da vardı. Mesela Merve-Doruk manyaklığı, Pia kim gibi. Tamam onla ilgili fikrim var ama banane ben tam açıklama istiyorum. Bir de kapağı çok hoşuma gitmedi maalesef. Tonlar güzel ama kız alakasız (:

Destek Yayınlarında okuduğum ilk kitap. Bu kadar beklediğime o kadar pişmanım ki. Gözüme takıldığı an almalıydım. Acaba başka kitap yazıyor mudur Pınar Özel. Yayınevine bir sorayım ben en iyisi. 

Ve unutmadan, fazla yerli kitap okumayan birini böyle bağımlı hale getirdiği için helal olsun diyorum :D (Ablam benden de az okur şu an sayemde sırada bekliyor :D)


Değerlendirmeme gelirsek:

4 -  Kesinlikle geçer not aldı...



* * *

Bir aşk bu kadar ZOR; bir ayrılık bu kadar KOLAY; seks bu kadar UZAK; düşmanlık bu kadar YAKIN olmamıştı… Her şey karmakarışık… Tıpkı Zeynepin kafası gibi…

Her sayfada VOT-PORT-VİŞ sarhoşluğu daha çok artacak ve aşk nefrete; düşmanlık dostluğa; arkadaşlık sekse; moda kabusa dönüşecek… 

Psikopat bir gelin, yakışıklı bir damat ve aşk şaşkını bir ZEYNEP… Yaklaşan bir düğün mü yoksa patlamaya hazır bir bomba mı!?

Aşk, ihanet, sevgi, nefret, seks, moda, sanat, dedikodu… bir fondöten şişesinde birbirlerine karışmış bir şekilde, sıralarını bekliyorlar ama çok beklemeleri gerekmeyecek… her şey çok hızlı olup, bitiyor…

Hayat moda, makyaj ve VOT-PORT-VİŞden ibaret sanıyorlardı… Birden bire aşk, nefret, ayrılık ve dünyanın en deli geliniyle en yakışıklı damadı girdi hayatlarına… Bu karmaşaya gözünüzden yaş gelene kadar güleceksiniz…