Pazar, Ocak 11, 2015

Beth Revis - Dünyanın Gölgesi || Yorum

Künye
Orjinal Adı: Shades of Earth
Seri Bilgisi: Across the Universe #3
GoodReads Puanı: 4.16
Türkçe Yayın: Olimpos Yayınları
Sayfa Sayısı: 464
Çevirmen: Ayça Sağlam

Yorum

Bilimkurgu türünü pekte sevmeyen birisi olarak Revis'in serisinin bende ayrı bir yeri var. Kitapları kardeşimin belki okunur diye almasıyla okumak için okumuştum. Fakat daha ilk kitabın yarısına gelmeden kitap beni o kadar içine aldı ki seri için bende kesinlikle okunması gereken kitaplar arasına girdi.

Seri uzayda geçiyor. Godspeed uzay aracıyla dünyadan yıllar önce kalkış yaparak kendilerine yeni bir yaşam arayan insanların yaşamını anlatıyor. Godspeed'de Amy gibi dünyadayken dondurulan insanlar ve Çırak gibi uzay aracında doğanlar var. 

Amy ve Çırak uzay aracında tanışarak birbirlerine aşık olan iki kişi. İki kitap boyunca defalarca aşkları ve yaşamları sınanan gençler yine de inançlarından ve aşklarından vazgeçmediler.

Üçüncü ve serinin son kitabı olan Dünyanın Gölgesi kitabında da Revis tarzını korumuş. Anlatımı o kadar gerçekçi ki konu bir yerden sonra bilimkurgu olmaktan çıkıp sanki o an gerçekten yaşanan olaylar haline geliyor. Kalemi güçlü bir yazar ile bu türe başlamak benim için çok mutluluk verici. 

Serinin son kitabında işler daha da kızışıyor. Yeryüzüne iniş yapan Godspeed için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Bazen cahilliğin mutluluk getirdiği bir evrene adım atmışlardı. Amy ve Çırak bu yeni evrende hem kendilerinin hem de diğer insanların yaşamlarını korumak zorundaydılar. Fakat korunmaları gereken şeyler hergün daha da artarken buna ne kadar dayanabileceklerdi? Yemek azlığı, bilinmeyen bir evren, öldürücü mor çiçekler ve onları öldürmek isteyen hibritler.

Şimdi Amy de Çırak'ta zor bir karar vermenin eşindeler. Ya direnecek ya da vazgeçecekler...
Bilimkurgu severlerin severek okuyacağı ve hiç okumayanların da güzel bir başlangıç yapacağı bir kitap. 

Değerlendirme: 
4.5 - Kesinlikle geçer not aldı...


Arka Kapak

Amy ve Çırak, sonunda uzay gemisi Godspeed'in kasvetli duvarlarından kurtuldular. Centauri-Dünya'da yeni bir yuva inşa etmeye ve taze bir başlangıç yapmaya hazırdılar. Bu gezegene ulaşmak için Amy, evrenin ötesinden 25 trilyon mil yol kat etmişti. 

Fakat bu yeni Dünya, Amy'nin umut ettiği gibi bir cennet değildi. Devasa pterodaktil benzeri kuşlar, zihin uyuşturucu toksin özelliği taşıyan mor çiçekler ve taş duvarlarında açıklanamayan ve gizemli sırlar taşıyan harabeler vardı. Peki ya en büyük sır neydi? Godspeed'in önceki yolcuları bu gezegende yalnız değillerdi. Ve eğer kalmak istiyorlarsa, savaşmak zorundaydılar.

Hayatta kalma mücadelesi veren koloniyi kurtarmak ve birlikte bir gelecek inşa etmek için bir umut peşinde olan Amy ve Çırak, bunun için kimin -veya neyin- orada olduğunu bulmalıydılar. Bu yürek parçalayıcı yolculukta kendi içlerine bakmalıydılar. Kendilerini insan yapan şeyin ne olduğunu bulmalıydılar. Ya koloni yok olsaydı? Yoksa uğruna feda ettikleri her şey -dostları, aileleri, Dünya'daki yaşam- bir hiç uğruna feda edilmiş olacaktı.

4 yorum:

  1. Sürekli kiler indiriminde görüp bilim-kurgu tarzım değil diyerek almadığım bir kitap :( Pişman oldum şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine düşer nasılsa sıkıntı olmaz (:

      Sil
  2. Bu seri merak ettiğim ama tam olarak karar veremediğim bir seriydi. Yorumundan sonra kesinlikle okumak istiyorum.

    YanıtlaSil

Yorum bıraktığınız için teşekkürler. En kısa sürede döneceğim (: