Perşembe, Haziran 20, 2013

Sevdiren Kapak Sözleri #1




Herkes böyle midir bilmiyorum ama bir kitabı alırken ya da ne okusam diye seçmeye çalışırken, kapak ve konu kadar kapağın üstündeki sözler de çok dikkatimi çeker ve kararlarımı etkiler. Bazen hayata dair küçük atıflar yapar bazen de aşk üzerine özlü sözler barındırır. Çoğu kez koskoca bir kitabın özeti gibi gelir bana. Ve hangi listeye girdi ya da hangi yazar beğendi'den daha çok ilgimi çeker.

İşte bu düşüncelerle yaklaşık 1 ay önce aklıma düşen bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Belki günlerdir kitap okumakta zorlanıyorum, blogu takip edemiyorum ama artık bir yerden tutmam gerektiğini hissediyorum. Gazı mı da yerim yazı mı da yazarım ya da inadına okuma mantığı sanırım (:

O yüzden sizlere kapak yazılarıyla dikkatimi çeken bazı kitapları paylaşmak istedim. Bunlar hemen elimin altında olan kitaplardan gördüklerim. Derine inersek daha çok çıkar elbet. Onları da başka yazılara ayırırız olmaz mı? Sizlerinde aklında olan kapakları da paylaşmaktan zevk duyarım...







Bazı mutluluklar yolculuklarla başlar...





Bir damla gözyaşı ve umutla yoğrulmuş küçük bir hediye, kırılan kalbinizi iyileştirip tüm hayatınızı değiştirmeye yeter mi?






Aşkın tadı kandan daha güzeldi.






Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...







Nereye gidersen git, kalbini de yanında götür...





Ateşle oynuyorsan yanmayı göze alacaksın.






Zihninizde saklı olan sırları yok edin, çünkü onları çalabiliyorum!





Aşk için kalbini yerinden söker miydin?






Ömründe bir kere seversin ve bu seni sonsuza kadar değiştirir...






35 kız bir tacın peşinde.Kazanan prensi de kapacak...







Bazen yıldızlar aşık olmanı ister.






Ah aşk... Ne seninle ne de sensiz...







Umut tükenmiş görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?






En iyisi bazı şeyleri karanlığa bırakmaktır.






Kaderini kendin çiz.






Kalbiniz kırıksa ve kaçıyorsanız, gidebileceğiniz tek bir yer var...







Yeniden mutlu olabilmelerinin tek yolu vardı: Mavi mutluluk kuşunu beklemekten asla vazgeçmemek.




Aşk vardır, ona inanmaktan vazgeçme.






Hepimiz tek kanatlı melekler gibiyiz, yalnızca birbirimize sarılarak uçabiliriz...




Sakın bakma. Sakın konuşma. Sakın duyma.






Bazı insanlar hayatın güzel olduğunu hatırlatmak için vardır.






Hayatta kalan tek kişi o! Ve size gerçekleri anlatmak için yaşadı!




Yeniden başlamak için geç kaldığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.







Hey yakışıklı, hangi gezegendensin sen?









Taş gibiydi ama bildiğin dayaklıktı...







Hepimiz pişmanlıklarla yaşamak zorundayız.





Judith'in tek istediği sonsuza kadar mutlu yaşayan bir aileydi! Oldu canım. Suyundan da koy.



İçindeki karanlıkla yüzleş!






Ya onurunu koruyacak ya da kendini sevdiği kadına adayacaktı...





Sevdiğini öldürebilir misin?






En büyük pişmanlığın aşk olsun.






Bir dilekle başladı her şey... çünkü her dilek bir kalp atışıdır.








Cumartesi, Haziran 15, 2013

Günaha Davet Kazanan


Kazanan



Kazanan arkadaşı açıklamadan önce müsaadenizle bir iki açıklama yapmak istiyorum. Kafa ütülememeye çalışacağım (:


Çekiliş geç kaldığı için kusura bakmayın. Listeyi hazırlamış ve çekilişi yapmıştım ama bir arkadaşımızın beğenisini haber vermesi üzerine görebildim. Bu tamamen benim hatam. Çünkü başka bir kısma atmış. Onu da çekilişe dahil etmem gerekiyordu tabi ki. O yüzden çekilişi yeniden yaptık.

İkinci olarakta son çekilişi Random ile gerçekleştirdim. Nasıl derseniz aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi çekiliş haklarınıza göre numaraları verdim. 134 numara oldu toplamda. Kalan sadece Random'a seçtirmek oldu. Ablama yaptırdım bunu, resim de çektim. Mantığı kavramışsınızdır sanırım ama aklınıza takılan bir yer olursa açıklayabilirim. Çok haklı çekilişlerde böylesi daha iyi gördüğünüz gibi 134 numara çok zor yazmak :D

En son olarak şuna değinmek istiyorum. Daha önce belirtmeyi unuttuğum bir konu. Çekiliş kazanan arkadaşlar (benim yaptığım çekilişler turla kazandığınız değil) sonraki 3 çekilişe katılmamalı ki diğer arkadaşlara haksızlık olmasın. Bu zamana kadar söylemediğim için listedeki herkesi dahil ettim. Eğer kazanan bir arkadaşa çıksaydı kitap sayısını 2'ye çıkartacaktım ki hiç kazanamayan arkadaşlara haksızlık olmasın. Öyle bir durum olmadığı için kitap sayısı stabil kaldı. Bu konuda beni anlarsınız sanırım. Amacım çok daha fazla kişinin kazanması. Blog tur çerçevesinde çokça hediye etmeye çalışıyoruz. O katılımlara kesinlikle karışmam ama en azından kendi çekilişlerim için bunu yapayım ki kazanmayan kalmasın değil mi (:


Şimdi sıra geldi kazananı açıklamaya:



14 numara ile seçil sezengöz

(29 Mayıs 2013 03:18)


Tebrik ederim. İletişim bilgilerinizi 36 saat içinde göndermeniz gerekmekte. Aksi takdirde çekilişi yineleyeceğim. Mail de atacağım tabi ki (:



Random çekiliş resmimi ise;

(Evet, evet. Telefonla yaptık :D)




Listelerle ilgili resim;



Bir çekiliş daha sonlandı. Aklınıza takılan bir şey olursa yazın lütfen. Sizleri mağdur etmemek için çekilişi sonlandırdım ki biraz erken bile yapmışım. Bir süre çekiliş yapar mıyım bilmiyorum siz yine de anketimize katılın. Yakında bir blog turumuz da olacak. 

Görüşünceye kadar sevgiyle kalın.


Pazar, Haziran 09, 2013

Bendeniz Çapulnaz



Gezi Parkı direnişine ilk günden beri tepkimi az çok herkes anlamıştır. Direnişin en büyük destekçilerinden biriyim. Günün büyük çoğunluğunu neredeyse nette geçiren ben artık çıkamaz hale geldim. Çünkü olayları hem kendim adına takip ediyorum hem de evimin gazetecisi konumuna geldim. Kimse neden demez sanırım buna. Halk ve Ulusal Tv'yi izlerken onların yetişemediği yerlerde haberleri sosyal medya'dan takip ediyorum. Ve biliyorum ki çoğu kişi benimle hem fikir. Herkes evinin haber ajansı olmaya başladı.

Velhasıl iş böyle olunca kitap okumakta azami ölçüye düştü. Tabi ki olayların başlangıcında elime dahi almakta zorlanıyordum. Şimdi şimdi eski sıcaklığı yakalamaya çalışıyorum. Ama gerçekten zor. Öyle ki haberleri takip etmek için bilgisayar da dizi falan izlemeye başladım ki her 5 dakikada bir facebook'tan haberleri takip edebileyim.

Bunların yanı sıra Taksim Gezi Parkında da bulunmaya çalışıyorum. Bahsetmek istediğim nokta da bu. Bir çok blogcu arkadaşım konuya çok güzel temas etmiş zaten ama ben de bugün ki izlenimlerimi paylaşmak istedim. Susmakta bir yere kadar.

Bugün, haftasonu olduğundan öğle saatlerinde gittik. Ve benim gittiğim günler arasında en kalabalık olanıydı. Ve olanca kalabalığına rağmen arasanız bulamayacağınız bir ortam vardı. Hani insanlar nereden vursakta taş atsak diyorlar ya, taciz varmış falan filan. Bir çift gözüm var Allah'a şükür iyi de görüyor ve benim gördüğüm itinayla seçseniz oluşturamayacağınız bir insan topluluğu vardı. Birine çarptığında özürler havada uçuyor. Özellikle benim gibi sakarsanız karşılıklı özürleşmeler bolca oluyor. Sık sık çöplerin toplandığı, yemek ve su ihtiyacının karşılandığı bir yer. Kimsenin kimseye yan gözle bakmadığı aksine yardımlaşmanın had safhada olduğu nadide bir yer orası.

Gezi parkı direnişi başladığından beri hep gözlerimi dolduran haberleri okurdum ama yakinen ilk kez tanık oldum. Belki küçük bir olay ama aslında o kadar ki ancak orada iseniz anlarsınız. Kadın ya da erkek farketmiyor, siz elinizi uzattığınızda tutacak biri mutlaka oluyor. İşte ne konuştuğunu bilmeyen insanlar böyle insanlara dil uzatıp iftira atıyor. 

Bir laf etmeden önce durup düşünmeyi öğrenir umarım artık insanlarımız. Bu ki küçücük bir olay, daha neler yaşanıyor. Gözlerinizi gerçeklere o kadar kapatmışsınız ki görmemek için direniyorsunuz. Ama sorun değil Gezi Parkı da Direnmeye devam ediyor. 

#DirenGeziParkı

İstedikleri gibi düşünmeyen bireyler olmamak için okumaya ara vermeden devam edeceğim. Bir gözüm tabi ki yine takipte olacak (:



Cumartesi, Haziran 01, 2013

#bloggerdiyorkigeziparki



Dünden beri hayret mi etsem sinir mi olsam karar veremedim gitti. Hayret ediyorum çünkü hala maymunu oynayan insanlar kendi kafasında yaşamaya devam ediyor. Sinirleniyorum çünkü ne olduğunu araştırmayan takip etmeyen insanlar, kendilerince savunmaya geçiyorlar. Neyin savunmasındasın arkadaşım sen!!! Kendi kendine eylem yapan bir grup insana terörist muamelesi yapan polisi mi, olayları yatıştırmak yerine kışkırtmaya çalışan ve halkına faşist diyen başbakanı mı, yoksa 3-5 kişi dışında tek taşı eline almayan ve ellerinde Türk Bayrağı dışında bayrak taşımayan ama onlara müdahale eden insanları mı? Hala olayı parti sempatizanlığına getirmeye çalışan insanlar var ve bunları başlatan yine kendileri. Desteklemiyorsun bari saçma konuşmalarınla laf atıp durma millete. O kişilerin çoğunun bir sayfada savunma yaptığını görmedim. Ancak kendi çöplüklerinde pardon profillerinde ahkam kesiyorlar. Sonra biz klavye kahramanı oluyoruz öyle mi???

Millet bangır bangır bu bir halk hareketidir, herhangi bir partinin hareketi değildir diyor. Ve hala bunu anlayamayan, gözlüklerini takmış insanlar dolaşıyor etrafta. 

Dün haberler ilk çıktığında herkes ne oluyoruz demişti. Şimdi açın bakın binlercesi çekinmeden paylaşım yapıyor, haberleşiyor. Haber Tv bu yayılımın sosyal paylaşım sayesinde olduğunu söylüyor. Keşke bildiğinizi okumak yerine muhakeme yeteneğinizi işin içine sokmaya çalışsanız. Bu yapılanlara hala seyirci kalanlara üzülüyorum. 

Ve şunu da söylemeden geçemeyeceğim. O kadar suskun bir medyaya alışmışız ki çoğu kişi kılını bile kıpırdatmıyor. Dünden beri takip ettiğim bir kaç blogcu arkadaşımın dışında çoğu kişinin tek satır yazmadığını gördüğüm gibi üstüne saçma sapan paylaşımlarda bulunanlar oldu. Allah aşkına nerede yaşıyorsunuz siz? Üstelik bu insanlar kitap okuyan insanlar. Ve okudukları yayıncılar bile destek yayınları yazarlarken onlar başka şeylerine peşine düşmüş. Can Yayınları, Trend Yayınevi, Aspendos, Dex, Doğan, Artemis Yayınları, Optimum. Okuyucu yayıncı ilişkisi böyle olur işte, açında bir bakın neler yazmışlar.!!! 

Dış güçlerin işi diyen komik insanlara da bir çift lafım var. Bizim tek bir dış gücümüz var. Londra, Belçika, Almanya ve benzeri yerlerde sokağa dökülen Türk Halkı. 

Umarım haberleri doğru takip etmeyi öğrenirsiniz. Etmeyenler, hala ne oldu ki diyenler için bir kaç kare...





Mehmet Okur: "Mesele artık iki ağaç, bir AVM olayı değildir. İnsanlarımızın en doğal hakları olan demokratik özgürlüklerini koruyabilmeleridir esas olan."






Direnişçilere evinde yiyecek hazırlayan gönüllü. Gurur duyduk...









Bu vahşete sessiz kalma!

Sesini çıkar! Yazını Hazırla!

#direngeziparki #direntaksim
#bloggerdiyorkigeziparki 
#sesverturkiye